Şunun için etiket arşivi: Kabe

Ben nasıl anlatabilirim ki seni

Kuş uçmaz kervan geçmez belde
Sen ki Hacer annemizin sabır imtihanı
Sen ki İsmail as ayağı ile gelen zemzem ve bereket yurdu
Sen ki İsmail as  Ibrahim as in teslimiyet göstergesi
En sevgili Hz Muhammet Mustafa sav in beşiği
Saymakla bitmeyen nice ibret nice gözyaşı …

Kurulduğu andan itibaren
Herkesin hasreti ve göz bebeği
Herkesin kalbinin derinliklerinde ki  hasretin en güzeli…
Seni mübarek kılan Rabbime sonsuz şükürler olsun ….

De ki; Rabbimin sözleri için denizler mürekkep olsa ve bir o kadar mürekkep ilâve etseydik dahi Rabbimin sözleri bitmeden önce mutlaka deniz tükenirdi.” (Kehf, 18/109)

Kelamında buyurduğun ayetlerin ilk muhatap olduğu belde ..
1400 küsür yıl
İlmek ilmek yayıldığı dünyanın her köşesi.
Seni anlatmaya hasretini dindirmeye hiçbir kelam layık değil ken
Ben nasıl anlatabilirim ki seni
Hangi mürekkep hangi kelam karşılar gerçek mahiyetini …

Rabbım yüreği Kabe aşkı ile Peygamber aşkı ile yanıp tutuşan herkese vuslatın ı nasip etsin
Ulaştığın belde de rehberin seyyidlerden olsun
Sevginin en güzelini gör
Kabeyi ilk gördüğünde yoldasın olan  rehberin olanın
Eli hiç bırakma bırakma ki gördüğün an dilin dolansa da sana dua etmende yardımcı olsun ve şükreder ken seyre dalmışken   etrafında ki tüm harekete rağmen sadece seni içine çeken Canım Kabemi kalbine hiç çıkmamak üzere alırsın ….

Duygu ve hisleri anlatmaya kelamın yetmediği bu güzel belde de orayı yaşayan ve orada yaşayan  benim yolculuğumun  ilk anında yoldaşlık eden  Seyyide Hocam iyi ki  benimle ve benim gibi niceleri ile  olmuş…

NURAY MARANGOZ
11 Nisan 2022

Kabe'de İ'tikaf

Ramazan’ın son on gününde dünya işleriyle ilgiyi kesip ibadetle uğraşmaya “itikaf” denir. Peygamber Efendimizin de ramazan ayının son on günde itikafa girdiğine dair birçok hadis-i şerif mevcuttur.

Kabe’de yapılan ibadetler arasında itikâf Rabbinin bahşettiği tüm nimetlere karşılık kul olarak LEBBEYK diye samimiyetin teslimiyetin makamdır.

Ebu Hüreyre (radıyallahu anh) anlatıyor: “Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) her Ramazan ayında on gün i’tikafa girerdi. Vefat ettiği yılda ise yirmi gün i’tikafa girdi.”
Buhârî, İ’tikaf 17; Ebu Dâvud, Savm 78, (2466). İbnu Mâce, Sıyâm 58, (1769).

Ramazan ayında itikâfa girmek sünnettir

Enes ve Ubey İbnu Ka’b (radıyallahu anh) anlatıyorlar. Hz. Peygamber (aleyhissalâtu vesselâm) Ramazan’ın son on gününde itikafa girerlerdi. Fakat bir sene (seferde olduğu için) itikafa girmedi, müteakip yıl yirmi gün itikaf yaptı.”

Diğer bir hadisi şerifde, Hazret-i Ayşe anlatıyor:

“Resûlullah Ramazan ayında ibâdet husûsunda diğer aylarda görülmeyen bir gayret içerisinde olurdu. Ramazan’ın son on gününde ise kendisini çok daha fazla ibâdete verirdi. Bu günlerde geceyi ihyâ eder, âilesini uyandırır ve izârını bağlardı. (Yâni ibâdet için hazırlıklarını tamamlar ve büyük bir azimle Hakk’a yönelirdi.)” (Buhârî, Fadlu Leyleti’l-Kadr, 5; Müslim, İtikâf, 8)

Kabe’de itikâfa girilebildiği gibi cami ve mescit gibi ibadethanelerden birinde, kadınlar da Mescid-i Nebevide veya evlerinde i’tikafa girilebilmektedir.

Cami, mescid ve evlerde 10 gün  adeta dünyadan ve tüm dünyevi meşkuliyetlerden sıyrılıp , yüce Mevla ile, en sevgili ile  baş başa olup, O’nu zikretmek , fikretmek ,ibadat-ü taat , dua naz ve niyaz ile “Yar ile bayram kılmak” ta diyebileceğimiz i’tikaf Kabe ‘de bir başkadır.

İtikâf dünya hayatının debdebesi, yoğunluğu, stresi içinden bir müddet ayrılıp Rahmana ait olduğunun farkına varıldığı zaman dilimidir. Kulluğun diriltildiği, yenilendiği şahane fırsattır. Kişinin nefsiyle baş başa kaldığı nefsini hesaba çektiği demdir. Bütün acizliğiyle günahlarına kusurlarına rağmen yüce dergâha varıp af dileme, O’nun dostluğuna talip olma, ‘’Affetmezsen gitmem Ya Rabbi, kapından ayrılmam ‘’ denilecek bir nevi güncellenmesidir.

Kabe’de de  Ramazan-ı Şerifin 20.günü  akşam ezanı ile niyet ederek i’tikâfa başlanıyor. Beş vakit namazın peşine Teravih ve Teheccüd namazı Kabe imamının hatim ile kıldırdığı namaz olarak oldukça uzun süre okunan Kur’an
gönüllere ilhak oluyor .

Kur’an ayı Kabe’de gün ve gece boyunca okunan dinlenen tadına doyumsuz ibadet oluyor. Diğer itikaflardan farkı tavafın dahil olması istediğin gibi tavaf yapıyorsun.

Hatim ile geçen bir günün ardından teravih ve uzun uzun kılınan Teheccüd namazı doyumsuz ibadet zevki veriyor.
On gün süren orucun Kur’an’ın, çekilen  çeşitli zikirler tavaf ve dualar vaktin nasıl geçtiğini anlamadan bitiyor.
İtikâf sadece Allah için yaşanan O’na adanmış bir zamandır. İtikâf Allah (c.c.) Hz.lerine misafir olmaktır.

Seyyide İncilay Yıldırım

Kâbe, Allah’ın evi;

Bir nokta yere konmuş,

Ötelerin pertevi,

Maddeye vurup donmuş.

Mücerretten bir alem,

Mikap şeklinde bir sır:

O alemle bu alem arasında bir sınır

Suret olmaya suret;

Maddenin son kapısı

Belirsizden ibaret şekilsizin yapısı

Suret ki, gerçeğinde suretler barınamaz

O mânâ eteğinde yere varış ve namaz

Dünyada ahireti yönleyen onu kollar.

Suretler, o sureti; o mânâyı mânâlar

Ademler kurdu ilk önce

Sonra İbrahim Rasul…

Ve Kâbe görününce,

Göründü yol ve usül…

Necip Fazıl Kısakürek

Hadîs-i şerîfte, “Yeryüzünün en şerefli, en eski, en mübarek, en muazzam mescidi Kâbe’dir.” buyruluyor.

Buranın edebi her şeyin önündedir. Buranın gereklerini yerine getirmek kadar hac ve umre ibadeti ve buradaki mekânların tarihini bilmek, ilgili hadîs-i şerîfleri okumak, duygu yoğunluğuna ulaşabilmek de önemlidir.

“Allahu Teâlâ hazretlerinin her işi hikmetlidir. O Hakîm’dir. Neylerse güzel eyler, hikmetli eyler. Bize emrettiği ibadetlerin de hepsi serâpâ insanoğlu için maddî ve mânevî, ruhî ve bedenî, ahlâkî faydaları ve hikmetleri ihtiva eder.”